+ - Evliliği haram etmeyin!
  Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
03 Ekim 2022 Pazartesi
22 °C Çoğunlukla açık
Hakim Bayraktar
bingolonline@hotmail.com

Evliliği haram etmeyin!

19 MAYIS 2022 PERŞEMBE 13:00
20
2521
6
AA aa

Ara yere sıralanan masalardan birinde oturuyorlardı.

Selam verince “abi bir çayımızı iç” diyen gençleri kırmamıştım.

Sohbet, kendi aralarında yaptıkları hesap kitap üzerineydi. Daha doğrusu, evlilikle ilgili hesap yapıyorlardı.

İçlerinden biri geçen yıl evlenmişti ve “Dün, bugünden daha kârlı” diyerek kendini teselli ediyordu.

Evlilik hayali kuranlar ise ekonomide hüsranı anımsatıp “artık mümkün değil” diyerek içinde bulundukları duruma bir bakıma isyan ediyorlardı.

Neden mi?

Gençlerden birine sordum, “ne kadara mal olur evlenmen?”

Sorduğuma pişman olmadım desem yalan olur.

  • Abi Bingöl ilginç bir yer. Erkek çocuklarını evlendirirken kız tarafına ‘fazla yüklenmeyin' deyip daha az istekte bulunmalarını diliyorlar. Ama aynı erkek tarafı, kendi kızlarını verirken en yüksek limitleri sıralıyorlar. Yani kendileri bir şeyler verecekse en düşüğünü, alacaksa en yükseğini almak istiyorlar. İnsanımızda samimiyet yok. Kendi menfaatlerine uygunsa, karşısındakileri adeta cezalandırıyorlar. Ama tersi durumda, bir bakıma merhamet diliyorlar. Hepimizin ailesinde bu durumlar yaşanıyor. İnsanımız, kendisi için istediğini karşısındaki için de isteyebilmeli. Kızının geleceğini düşünüyorsa, damadın da bir evlat olduğunu idrak edip ona göre davranmalı.   

Altın olarak ne kadar istiyorlar?

  • Bingöl'de yakın geçmişe kadar 6 adet 40 gr. bilezik isteniyordu. Son 1-2 yıldır 4 tane isteniyor. Tabi erkek tarafının mali gücüne de bakıyorlar. Durumu iyiyse 6-8 tane de istenebiliyor. Orta halli ise 4 tane isteniyor. Şuanda 40 gr. bilezik 34.600 TL. Dört tanesi 138 Bin 400 TL ediyor. En ucuz nişan yüzüğü 2 Bin TL. Tektaş filan derseniz, 4-5 Bin TL'yi gözden çıkarmanız lazım. Zincir isteyen, set isteyenler de var. Kabataslak bir hesapta altın işi 150 Bin TL'yi buluyor.

Ev eşyasına ne ödeyeceksiniz?

  • Yatak Odası takımı, salon takımı, oturma gurubu, halısı, yemek masası, beyaz eşyası, televizyonu en uygun koşullarda alındığı var sayılırsa 100 Bin TL. Bunlar en ucuzu. Biraz iyisini alalım derseniz bu rakam iki katına çıkıyor. Altınla birlikte en uygunu 250 Bin TL'yi buluyor.

Bunun haricinde başka ağır bir yükünüz var mı?

  • Olmaz mı..! Ivır zıvırlar çok para tutuyor. Nişan alışverişi, düğün alışverişi, gelinliği, kuaförü, salonu, yemeği, fotoğraf çekimi derken, en daz 70 Bin de bunlara gidiyor. Etti mi 320 Bin TL? Ben asgari ücretle çalışıyorum. Şu anki tabloya göre 6-7 yıl yemesem içmesem ancak bu parayı bir araya getirebiliyorum. Bu rakamın 50-100 Bin TL daha üstü çıkarsa, o zaman evlilik tümüyle hayal olur. Gençlerin çoğu da işsiz. Anne baba desteği olmasa gençlerin evlenebilme şansı çok düşük! Kamuda görevlisiyse, borçla, harçla, krediyle ancak bir ev kurabilir. Gençlerin ve ailelerin tek tesellisi ise ‘düğün takıları' ama artık eskisi gibi kimse yüksek rakamlar da takamıyor ki. Her gün 2-3 tane düğüne gidiyor insanlar. Paranın kıymeti yok ama kıymeti olmayan o para da insanımızda yok. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
  • Şimdi sen söyle abi, “helal olan evlilik, burnumuzdan getirilerek haram olmuyor mu?”

Düğün dernekle işi olmayanlar, piyasayı bilmeyenler için gençlerin anlattıkları biraz abartı gelebiliyor ama kuyumcuya, beyaz eşyacıya, mobilyacıya uğrayınca “az bile demişler” demekten alıkoyamıyor insan kendini.

Bilirsiniz şu hikayeyi….

Yaşını başını almış iki eski arkadaş hanımefendi yolda karşılaşmışlar. Hal hatır sormuşlar.

Sıra çocuklarına gelmiş. “Senin oğlan nasıl, evlendi mi?” diye sormuş biri, “Evlendi” demiş öteki, “Evlendi ama ah, sorma, öyle bir gelin çıktı ki, felâket! Sabahtan akşama çalışıyor, evde doğru dürüst yemek pişmiyor; üstelik bazen oğluma yemek pişirtiyor. Sabah kahvaltısını bile oğlum hazırlıyor. Ne dikiş var, ne ütü. Bir kadın bulmuş, bütün işi ona yaptırtıyor. Sanki prenses! Çok üzgünüm, çok..." demiş arkadaşı,

“Peki, kızın nasıl, o da evlendi mi?”

Kadın başlamış anlatmaya: “O da evlendi, ama o çok mutlu. Öyle iyi bir damadım var ki, kızımın elini sıcak sudan soğuk suya sokturmuyor. Kızım çalıştığı için çok yoruluyor; çoğu akşam, yemekleri beraber pişiriyorlar, hatta bazen damadım hazırlıyor. İnanır mısın öyle iyi bir çocuk ki, tatil günlerinde kahvaltısını kızımın yatağına götürüyor. Bir kadın bulmuşlar, evin bütün işlerini o yapıyor; kızım evde hiç yorulmuyor, prensesler gibi oturuyor. Kocası da ondan iş beklemiyor, çok memnunum, çok...”

Bundan çıkarılacak dersi hepimiz almışızdır…

Tabi ki, her anne ya da kaynana için bunu diyemeyiz ama davranış biçimlerindeki bu benzerliğin yoğunluğu ortaya çıkmasa, bu tür hikâyeler de anlatılmazdı!

Annelerin diretmeleri bir yana dursun, gençlerin yaşadığı sorunların temelinde, son yıllarda giderek artan ‘lüks yarışı' olduğunu düşünüyorum.

Filanca akrabası evlenirken imkânlar el verdiği için her şeyin lüksünü yapmışsa, yeni evlenen de imkânı olmasa dahi benzer bir havayı yakalamak istiyor. Onda varsa bende de olsun.

Biri düğününde limuzin kiralamışsa, diğeri de istiyor. Biri düğünde havai fişek atmışsa diğeri de istiyor. Onlar açık havada fotoğraf çekmişse ben de çekeyim… Mobilyası filan marka, benimki de öyle olsun… gibi mutluluğa etkisi olmayan, aksine huzursuzluğu tetikleyen etkenlerle gençlerin evlilikleri harap oluyor.

Mutluluğu ve huzuru; mobilyada, lüks eşyada veya şatafatta arayıp, “bir kere evleniyorum, her şeyin en iyisi olsun, içimde ukde kalmasın” diyerek güzel bir evliliğin altını dinamitliyoruz.

Anne babalarımız evlenirken bir karyolası, 1 parça halısı, bir tane divanı, birkaç tane kapkacağı vardı. Onlar mutlu oldular, onca çocuk büyüttüler de, şimdikiler eşyanın rengini bahane edip huzursuzluk çıkarıyorlar.

Anne babalar da çaresiz… Çocuklarını evlendiremiyorlar. Kamuda çalışan birçok anne baba çocuklarının evliliğinden sebep emekli olamıyor. Bu dönemde olsalar da bir faydası yok! Eskiden baba emekli olup oğluna ev alıp düğününü yapabiliyordu da, şimdi emekli ikramiyesine bırak ev almayı, düğün dahi yapamıyorlar!

Geçen yıla kadar belki şartlar zorlanıyordu da, bundan sonrası zor. Aileler bir birine yardımcı olmadıkça, kızlarımız şatafat yarışından kopmadıkça,  çocuklarımızın boynu bükük kalmaya devam edecek.

Herkesin hissesine düşeni alması dileğiyle…

Gençlere yardımcı olunmasını temenni ediyorum.

Unutmayalım ki, evlilik helaldir. Zorlaştırarak haram etmeyelim!

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_92486)
20 Mayıs 2022 Cuma 12:45
Empati yapmalı, yani her şeyi kendi nefsimizde muhakeme etmeliyiz. İnşallah hayırlara vesile olur, kaleminize ve yüreğinize sağlık.
Beğendim (0) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_92483)
20 Mayıs 2022 Cuma 11:11
Bölgenin ileri gelenlerin bu işe bir el atmaları gerekir. Bingöl'de düğünler gerçekten lüks olmuş. Herkes şapkasını önüne koymalı...!
Beğendim (2) Beğenmedim (1)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_92469)
19 Mayıs 2022 Perşembe 16:28
Dinin kolaylaştırın zorlaştırmayın şiarını unutup hayatı gençlere zindan eden ebeveynlerin vay haline
Beğendim (6) Beğenmedim (1)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_92468)
19 Mayıs 2022 Perşembe 16:03
Bunu özellikle kız analarına söylemek gerek. Bir bakıyorsun çocuk yıllarca okumuş ve meslek sahibi olmuş. Kızın ise mesleğini bırakın eğitimini bile tamamlamamış ama evlilik söz konusu olunca çocuğun önüne yüzbinlerce altın vs. engeli konuyor. Hiçbir taraf altın almasın evet ama ille de birileri alacaksa kusura bakmayın ama kız tarafı almalı çünkü verdiğim örnekteki evlilikte kızın istikbali de kurtuluyor. Her koşulda kız tarafının yüzbinlerce lira altın istemesine kesinlikle hayırrr.
Beğendim (5) Beğenmedim (2)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_92467)
19 Mayıs 2022 Perşembe 14:38
En kotu camasir makinesi olmus 5 bin lira en kotu buzdolabi 12 bin! Bunlara oy atanlara hakkim haramdir oteki tarafta. Elin hansi bir aylik maasiyla 3 4 tane buzdolabi aliyor asgari ucretle
Beğendim (7) Beğenmedim (2)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_92466)
19 Mayıs 2022 Perşembe 14:00
Çok güzel ve yerinde bir yazı olmuş tebrikler. Kanayan yaramız bu
Beğendim (8) Beğenmedim (2)Cevapla
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın